0

Hayatta kalma dürtümüz ne kadar güçlü olsa da, evrimin bize bahşettiği içgüdüler daha önce olmadığı kadar sınanıyor. Dünya çapında bir salgın, iklim krizi gibi faktörler, uzmanların da belirttiği gibi anksiyete ve depresyonda görülmemiş ani artışlara neden oldu. Yani sadece fiziksel sağlığımız değil, zihinsel sağlığımız da tehdit altında.

İngiltere merkezli yardım kuruluşu Mind tarafından yapılan araştırmalara göre, yetişkinlerin yarısından ve gençlerin üçte ikisinden fazlası, karantina dönemlerinde zihinsel sağlıklarının kötüleştiğini ve bunlardan en önemlilerinin can sıkıntısı ve yalnızlık olduğunu söylüyor. Peki kişisel olarak bu tehdidi nasıl ele almalıyız? Zaman geçirmek için dizi ve film listelerine gömülerek mi, yoksa geleceğe dair gezi planları yaparak mı?

Büyük olasılıkla doğru cevap, akıllı telefon ekranlarından uzakta yatıyor. Bu çalkantılı zamanlarda kendimizle daha derin bir bağ kurmamıza ve sakinliğimizi korumamıza yardımcı olacak ipuçlarından yararlanın.

Zihni, bedeni ve ruhu beslemek için günlük bir rutin oluşturun

Hiçbirimiz daha önce böyle bir dönem yaşamadık. Bu yüzden öncelikle hissettiğiniz olumsuz duyguları dahi kabullenerek işe başlayın. Pandemi süreci, kendinizi gerçekten tanımak ve yaşam tarzınızı değerlendirmek için gözlemlemeye, dinlemeye, eğitmeye ve düşünmeye başlamak için mükemmel bir fırsat. Zihninizi, bedeninizi ve ruhunuzu besleyen bir rutin oluşturmak, bugüne dek sağlıkla gelmenizi sağladı. Erken uyanmak, sağlıklı beslenmek, günde en az 20 dakika kitap okumak, müzik dinlemek, yemek pişirmek… Herkesin öz bakım ritüelleri ihtiyaçlarına ve zevklerine göre değişiklik gösterebilir. Yine de tüm bunların kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olması kaçınılmaz.

Bakış açınızı değiştirin

Çoğumuz daha gergin hissediyor ve içimizdeki gevezenin olumsuz cümlelerini daha çok duyuyoruz. Sonuçta düşünme ve gerçekleştirme yeteneğimiz zayıflıyor, sosyal ilişkilerimizde sürtüşmeler meydana geliyor. Bununla başa çıkmanın bir yolu, zihinsel bir zaman yolculuğuna çıkmak. Pandemi sona erdiğinde nasıl hissedeceğinizi hayal etmeye çalışın. Şu an yaşadığınız şey ne olursa olsun bir gün sona erecek. Bu küçük bakış açısı değişikliği, mevcut durumunuzu çevreleyen olumsuzluklardan sıyrılmanıza yardımcı olabilir.

Kontrol edebildiğiniz şeylere odaklanın

Bir düşünün; yaşamınız boyunca sizi etkileyen onlarca değişime maruz kalacaksınız. Her seferinde bir kukla gibi sarsılamazsınız. Bu yüzden neyi kontrol edebileceğinize odaklanmalı ve konsantre olmalısınız. Hayat yumuşak bir mesele değil. Rastgele. Ve bizi umursamıyor. Öyleyse daima hazır ve her seferinde yeni bir plan yapmak, bunu uygulayacak güçte olmalıyız.

Kaotik enerjiyi yaratıcılığa yönlendirin

Geçen bir yıl, insanları zorunlu bir yalnızlığa ve iç gözlemin içine attı; çoğu insan daha yaratıcı olma ihtiyacı hissetti. Her birimiz, güçlü bir aleve dönüşebilecek bir kıvılcıma sahibiz. Kendinizi tanıma ve keşfetme yolu oluşturmak için her sabah uyandığınızda aklınıza gelenleri üç sayfa el yazısıyla yazmayı deneyin. Bunu yaparken bir bilinç akışı olmalı. Önemsizden derine; nereye götürürse götürsün kelimelerin izini takip edin. Zihinsel yüklerinizi ifade ettikçe ve temizledikçe, düşünceleriniz derinleşecek ve daha net bir görüşe sahip olacaksınız.

Zihniyetinizi seçme sorumluluğunu üstlenin

Keşiş zihniyetinin en büyük armağanı “eğer”le başlayan cümleleri durdurma ve bunun yerine “olana” odaklanma yeteneği. Geçtiğimiz yıl, hayatla ilgili fikirlerimizden vazgeçmek zorunda kaldık ve çoğumuz bunun için derin bir üzüntü içindeyiz. Çünkü “eğer” fikrine sarılıyoruz. Manevi bir temel geliştirdiğimizde, dışarıda ne olursa olsun, sorumluluk alan bir yaşama bilincine sahip oluruz.

Her gün ne giyeceğimizi rastgele birinin seçmesine izin vermeyiz belki ama başkalarının ne düşündüğümüze karar vermesine izin veririz. Daha olumlu ve sakin bir tutum istiyorsak, her gün kendimiz için bu zihniyeti seçmeliyiz.

Ayrıca İçsel Bahar Temizliği İçin 5 Basit Adım ve Olumsuz İç Sesinizi Bastırmanın 5 Yolu yazılarımız ilginizi çekebilir.